Electronic Project Company
 
Yazdır  Öner

Scuba Ekipmanları


Bu konumuzda SCUBA ekipmanları adı altında gruplandırılan regülatör, ahtapot (oktopus) , konsol , tüp , tüp vanaları , rezerv mekanizması , yüzerlik ceketi (BC) ve diğer malzemelerin çalışma prensipleri , fonksiyonları , kuşanılmaları  ve bakımlarını işleyeceğiz.

 

Regülatör , Ahtapot ve Konsol :

 

Sualtında derine indikçe her 10 metrede 1 atm artan ortam basıncı söz konusudur. 1 atm atmosferik basınçta eklendiğinde 10 metrede 2 atm , 20 metrede 3 atm vb şekilde ortam basıncına maruz kalıyoruz demektir. Su altında nefes alabilmek ve vücudumuz üzerindeki dış basınçla , içindeki boşluklarda oluşan iç basıncı dengeleyebilmek için yüksek basınçlı hava (200 atm) ile doldurulmuştur.Regülatör, tüpteki yüksek basınçlı havayı solunabilir ortam basıncına indiren ekipmandır. İlk üretildiği yıllarda regülatör  tek kademeli ve çift hortumlu olarak dizayn edilmişti(Deva tipi), bu tip regülatörler günümüzde artık üretilmemektedir.Bu regülatörlerde basınç tek kademede ortam basıncına indirilmekteydi ve arıza durumunda ciddi problemler  oluşabilmekteydi.Tüpün vanasına bağlanan tek kademeden başımızın iki tarafından gelen körüklü çift hortum ağzımızın önünde bir maps üzerinde birleşir ve sağ hortumdan hava gelmekte ,sol hortumdan üflenen hava dışarı çıkmaktaydı.Bunu hortumların maps kısmındaki supaplar sağlamaktaydı.Bu supaplardaki bir arıza aynı nefesin tekrar tekrar solunmasına neden olmaktaydı.Ayrıca önümüzdeki konularda göreceğimiz çimlenme denilen ,aynı regülatörden iki kişinin sırayla nefes alması (acil durumlarda) uygulanamamaktaydı.Regülatörün ağızdan çıkarılması halinde ise içine giren suyun tahliyesi oldukça zordu.Bütün bu nedenlerden dolayı bu tip regülatörlerden vazgeçilmiş ve bugün kullandığımız iki kademeli ve tek hortumlu(Pro tipi) regülatörler kullanılmaya başlanılmıştır.Bu regülatörler tüpün vanasına bağlanış şekline göre DIN veya INT (Yoke) regülatör olarak ayrılırlar.

 

 

 

 

 

      

Ülkemizde çoğunlukla rastlayacağımız Int normu regülatörler olup hem tüp vanalarının birçoğunda hem de regülatörlerde basit bir adaptörle bir normdan diğerine geçmek oldukça basittir.Bu regülatörlerde birinci kademe tüpün vanasına monte edilen yüksek basınç ve orta basınç kısmından, ikinci kademe ağzımızda soluma amacıyla kullandığımız düşük basınç kısmından oluşur.

a) Birinci kademede 4 ila 6 çıkış vardır.Bunlardan en az biri yüksek basınç odacığına açılır. Bu çıkış yüksek basınç çıkışıdır ve HP (High Pressure) harfleriyle birinci kademe üzerinde belirtilir.Bu çıkışa tüpümüzdeki basıncı görebilmemiz için sadece manometre bağlanabileceği gibi ,manometreyle birlikte derinlik saati bulunan ikili konsol veya pusula ilave edilerek üçlü konsol diye adlandırılan konsol da takılabilir.Dalış bilgisayarlarının da konsol olarak kullanıldığı modeller vardır.Birinci kademe de bir de orta basınç odası bulunur.Orta basınç odasında deniz suyunun uyguladığı ortam basıncı ve 8.5-10.5 atm. kuvvetindeki yayın baskısıyla [ ortam basıncı +(8.5-10.5) atm] ‘lik havanın izin veren diyafram veya piston sistemi mevcuttur ve bu orta basıncın geçmesine izin verilen odada genellikle 4 düşük basınç çıkışı mevcuttur.Bu çıkışlardan birine regülatörümüzün ikinci kademesi , birine ahtapot veya oktopus denilen ikinci bir 2.kademe ki bu bir emniyet malzemesidir dalış arkadaşımızda herhangi bir sebeple hava problemi oluşursa bizimkini kullanabilmesi içindir.Bir diğer çıkışa BC diye adlandırılan yüzerlik dengeleyici yeleğimizin( ileriki paragraflarda daha geniş bahsedeceğiz) kamçısı(inflatör) monte edilerek tüpten gelen havayla şişirilebilir.Dördüncü düşük basınç çıkışına da eğer kullanılıyorsa kuru elbise inflatör kamçısı monte edilebilmektedir.

 

b) İkinci kademe ise yine bir diyafram yardımıyla deniz suyunun  oluşturduğu baskıyı ileten ve ortam basıncında hava geçmesine izin veren bir sisteme sahiptir ve ağzımızın önünde devamlı ortam basıncında solunabilir hava olmasını sağlar.

 

 

 

 

Tüm dalış malzemelerimiz hayati öneme sahip malzemelerdir.Ancak regülatörümüz soluduğumuz havayı sağladığı için en hayati malzememiz olarak değerlendirilebilir. Birinci kademenin tüpün vanasına bağlanan hava girişi sızdırmaz bir tapa ile kapatılmıştır.Bu tapa ancak regülatör tüpe monte edileceği zaman açılmalı ve hiçbir zaman regülatörün 1.kademesinin içine su kaçırılmamalıdır. Tüm malzemelerimiz olduğu gibi regülatörümüz de güneş altında bırakılmamalıdır, rasgele bırakıldığı zaman üzerine gelebilecek bir darbeyle bazı parçalarının kırılabileceği unutulmamalıdır ve mutlaka dalış sonrası  tatlı su ile yıkanılıp öyle kaldırılmalıdır.Yıkama sırasında birinci, kademedeki tapanın iyi yerleştirildiğine dikkat edilmelidir.Özellikle tüpe bağlı iken taşıma sırasında su içinde veya kıyıda regülatörümüzün hiçbir parçası yere değmemelidir,aksi halde içine kaçabilecek kum, çakıl, toprak dalış esnasında regülatörümüzün arızaya geçmesine sebep olabilecektir.

 

Tüpler  :

 

Sualtında yeteri kadar kalabilmemiz için soluyacağımız havayı yanımızda depolamamız gerekir.Atmosferik şartlarda bu hava en az bir telefon kulübesi kadar yer kaplayacaktır.Bir telefon kulübesiyle dalmamız mümkün olmadığına göre yüksek basınçta sıkıştırılmış (200-300 atm) hava tüpleri ile dalmamız ve regülatör yardımıyla bu havayı ortam basıncında solumamız gerekmektedir.Amaçlarına göre tüpler 0,5 – 0,7 – 1 – 2 – 4 – 7 – 10 – 12 – 15 – 18 litre ve hatta 2*10 veya 2*12 litre gibi ortak vanayla birleştirilmiş olabilirler.4 litreye kadar olan tüpler sualtı monopalet yarışmaları,BC veya ABLJ (ileriki paragraflarda anlatılacak) şişirilmesi, yedek hava kaynağı olarak kullanılabilmekte, 7 litre tüpler deko tüpü ,eğitim dalışı junior dalışlarında kullanılmaktadır.Genelde dalış maksatlı tüpler 10 – 12 – 15 – 18 litre ve az olarak rastlanabilecek 2*10 veya 2*12 litre olanlardır.Bayanlarda 10 – 12 litre, erkeklerde 10 - 15 litre ideal hacimlerdir ve rekreasyonal (sportif) dalışlar için yeterlidir.

 

          Tüplerin yapıldığı malzemeler çelik veya alüminyum alaşımları olabilir ve birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları vardır.Çelik tüpler korozyona daha az dayanıklı ve daha fazla bakım gerektirirler.Alüminyum tüpler ise daha fazla et kalınlığına sahip olduklarında daha büyük bir dış hacme dolayısı ile daha fazla kaldırma gücüne sahiptirler ve dalıcının daha fazla ağırlık takması gerekir bu da dalış konforu açısından tercih edilmeyen bir durumdur.Tüplerin vanaları çelik malzemeden yapıldığı için  alüminyum tüpler dalış sırasında boşaldıkça vana daha ağır geleceği için dalıcı baş aşağı pozisyona gelmeye zorlanacaktır. Her iki tüp tüpünde de dezavantajların giderilmesi mümkün olup (biraz fazla ağırlık alıp , kemerimizi kalçamıza yakın bağlamak veya tüpün bakım ve testine dikkat etmek gibi) dalış hayatınız boyunca kendi tüpünüzü kullanamayacağımız yerlerde (uzak seyahatler gibi) her iki tüp tipine de rastlayabileceğiz.

 

Yüksek basınçlı havadaki ne tüpün içinde yoğunlaşarak bir su tabakasına neden olabilecektir.Hareket halindeyken tüpümüzden sıvı çalkantı sesleri duyarsak mutlaka tüpümüzün havasının boşaltılıp , vanasının çıkarılıp gözle kontrol edilmesi ve gerekiyorsa tüpün temizlenme işlemi yetkili bir servis tarafından yapılmalıdır.Tüpümüzde fark edilmiş bir problem olmasa dahi her yıl bir kere bu kontrol yapılmalıdır.

 

 

 

Tüplerimiz patlama riski taşıyan bir ekipmandır.Uzun süre ve sık kullanılmış bir veya birkaç kere darbe almış ,kullanım basıncı üzerinde basınçlarda kullanılmış, aşırı derecede korozyona uğramış tüplerde bu risk artar.Bu nedenle tüpler ,çeliklerde ,kullanım basıncının 3/2 oranında , her 2 yılda (bazı kaynaklarda 5 yılda bir ibaresine rastlanabilir , esas alınacak tarih tüpün üzerinde yazılı olandır), alüminyumlarda kullanım basıncının 5/3 oranında her beş yılda bir hidrostatik teste tabii tutulmalıdır.Test yapılmamış tüplerin kullanımı ve dolum yapılması sakıncalıdır. Testi  yapılmış ve uygun kullanılmış tüplerin patlama riski yoktur denebilir.               

 

Tüplerin üzerinde imalatçı firma ismi,hacmi, kullanım ve test basınçları, boş ağırlığı, üretim ve bir sonraki test tarihi , malzeme kodlanması imal ettiren firma bilgileri yazılıdır.

 

 

 

Tüplerimizin , dalış zamanı, teknede veya herhangi başka bir yerde dik olarak bırakılmaları düşme riski oluşturduğundan sakıncalı olup her zaman tüpümüzün yere yatırılması ve yuvarlanma riskine karşı desteklenmesi veya dik durması halinde sabitlenmesi gerekmektedir.

 

Tüpler bir yerden bir yere taşınırken ,düşürme ihtimaline karşı yere olabildiğince yakın taşınmalıdır.Tutma sapı olamayan tüplerde  vanadan taşınırken elimizle vanayı açma ihtimaline karşı vanayı kapamaya zorlayacak şekilde taşımalıyız.

 

Uzun süre kullanılmayacak tamamen boşalmış tüpler vanaları kapalı dahi olsa nefes alır yani içine hava girişi olacaktır.Bu da tüpün içine nem girmesi demektir.Tamamen dolu tüplerin içindeki zaten varolan nem hem tüp için korozyon nedeni olacak, hem de dalıcı için kullanılması sağlık yönünden sakıncalı bir hava oluşacaktır.Ayrıca Tüpün tamamen dolu olarak saklanması 200 atm gibi yüksek bir basınçtan dolayı metal yorulmasına sebebiyet verecektir ki bu da tüpümüzün ömrünü kısaltacaktır.Uzun süre kullanılmayacak tüplerin dik olarak içinde az bir basınçla (10-30 atm) depolanması gerekir.Böylece içindeki basınçlı havadan dolayı içine dışarıdan nem girişi olmayacaktır.Ayrıca eğer tüpün içinde sıvı varsa dik durduğundan dibinde ,et kalınlığının en fazla olduğu bölgede kalacak ve korozyon etkisi en az düzeyde tutulmuş olacaktır.

 

Tüp Vanaları :

 

Tüpümüzdeki yüksek basınçlı havayı kullanabilmemiz için regülatöre gereksinim duyduğumuzu daha önce görmüştük.Bu regülatörün tüpe takılması ve tüpteki havanın birinci kademeye geçmesine izin vermek, gerektiğinde hava yolunu kapamak için tüpümüzün boğaz kısmına vidalanarak monte edilmiş vanaları kullanırız.değişik tipte vanalar olmakla birlikte en genelinde vanaları bir musluğa benzetebiliriz.Saat ibresi yönünde kapanır ve ters yönde açılır.DIN ve INT normu vanalara rastlanabileceği gibi 200 bar (atm) ve 300 bar standartlarında DIN normu vanalar da mevcuttur.

 

 

 

Bu vanaların normları  basit bir adaptörle birbirine çevrilebilirler ve aynı normda regülatör kullanılması gerekir.Vanaların hepsi diğer norma adaptörle çevrilemez bu durumda özellikle dalış merkezlerine gittiğimizde zor durumda kalmamak için regülatörümüze uygun vanalı tüp olup olamadığını yoksa adaptörle dönüştürme imkanını merkezde ayarlamalıyız.             

 

Vanalar çift çıkışlı ve/veya rezervli olabilirler.Çift çıkışlı vanaya iki ayrı regülatör takılabildiğinden ilave emniyet sağlar.Rezervli vanalar ise  tüpün içinde 40 bar veya daha az hava kaldığında bir yay kuvveti yardımıyla hava geçişini kapatan vanalardır.Bir tel veya çubuk bu vanalara takılıdır ve çekildiğinde mekanik olarak yay kuvveti ortadan kaldırarak kalan havanın regülatöre geçişine olanak verir.Bu bir uyarı sistemidir.Dalıcıya havasının az kaldığını ve çıkışa geçmesi gerektiğini hatırlatır.Genelde eski vanalar rezervli üretilmiştir.Günümüzde konsolumuzdaki manometreden tüpümüzde kalan hava miktarını kontrol altında tutabildiğimizden rezervli vana tercih edilmemektedir ve bu sebeple de artık üretilmemektedirler.Rezervli vanayı kullanırken dikkat etmemiz gereken bazı hususlar aşağıdaki gibidir :

            - Tüp doldurulurken rezerv açık olmalıdır, aksi halde tüpe hava basamayız

            - Dalışa başlarken rezerv kapalı olmalıdır, açık unutulması durumunda hava gelişi kesildiğinde

              tüpümüzde hava kalmamış olacaktır

            - Dalış sırasında bir yerlere takılıp zamansızca erkenden açılabilir

            - Tüpün dalış sonrası yıkanmaması sebebiyle biriken tuz kristalleri nedeniyle mekanizmanın

              sıkışma ve iş görememe ihtimali vardır.

            - Tüm bu sebepler yüzünden artık rezervli tüpler tercih edilmemektedir.

 

 Vanalarımızı açarken saat dönüş yönünün tersine sonuna kadar yavaşça açıp, yarım tur geri çeviririz.Kapatırken de ters yönde sonuna kadar ancak fazla sıkmadan parmak kuvvetiyle kapamalıyız.Fazla sıkılması vanamızın arıza yapma riskini arttıracaktır.

 

En yaygın olarak rastlayacağımız INT normu vanalarda regülatörün takıldığı bölümde O-ring adı verilen dairesel kesitli sızdırmazlık contası vardır.Bunun olmaması durumunda hava basınçla dışarı kaçarak regülatöre yeteri kadar gelmeyecektir.O-ring’in çapaklı,tuz kristalleri birikmiş veya çizilmiş,yırtılmış veya deforme olması hallerinde O-ring patlaması dediğimiz olay gerçekleşebilir ve yine tüpteki hava dışarı kaçarken regülatörümüze yeterli hava gelmeyecektir.Bu durumda hava hızla boşalır ve su dışındaysa bayağı gürültüye sebep olur.Bunun olamaması için regülatörü vanaya monte etmeden önce O-ring kontrol edilmeli regülatör vanaya monte edilirken tam ağız ağza getirilerek regülatörün ağırlığı elimizde olacak şekilde O-ringin üzerine düzgün basmasını sağlayarak monte etmeliyiz.O-ring patlaması genellikle monte edilip n-vana açıldıktan sonraki ilk 10 dakika içinde meydana gelir.Bu yüzden dalışa hazırlanırken ilk iş olarak regülatörümüzü,BC mizi  tüpe monte ederek bir kenara düzgünce yatırıp ,sabitleyip  giyinmeye gidersek bu riskli süreyi dışarıda hazırlık sırasında geçirmiş oluruz.Eğer patlama olursa da suya girmeden müdahale etme  imkanımız olur.

 



M: info@derindalismerkezi.com
T: +90 (236) 231 94 65 / +90 (532) 297 45 95
A1: "Derin Dalış Merkezi" Çandarlı Limanı / ÇANDARLI - Turkey
A2: 2.Anafartalar Mah. Yeni Orta Sok. No: 1/11 MANİSA - Turkey

Copyright © 2007 by Derin Dalış Merkezi. All rights reserved..
Turizm acentemiz http://www.kozaktur.com.tr'dır
Sanal market, e-ticaret ve kurumsal yazılım geliştirmede lider